
Varikosel, testislerdeki toplardamarların anormal şekilde genişlemesi ile meydana gelir ve özellikle sol tarafta daha sıktır. Genellikle ergenlik döneminde belirginleşir. Sıklıkla kısırlıkla ilişkilendirilir. Varikosellerin, testislerden kalbe kan taşıyan damarların valf işlevindeki bozukluklar nedeniyle oluştuğu düşünülmektedir. Varikoselde damar boyutları, ultrason ile ölçülür ve genellikle milimetre cinsinden ifade edilir.
- Küçük Varikosel: Genellikle 2 mm’den küçük damarlar, küçük varikosel olarak tanımlanır. Bu boyuttaki varikoseller çoğu zaman fiziksel muayene ile tespit edilemez ve genellikle belirgin semptomlara neden olmaz.
- Orta Boy Varikosel: 2 mm ile 3 mm arasındaki damar genişlemeleri, orta boy varikosel olarak sınıflandırılır. Bu boyuttaki varikoseller bazen fiziksel muayenede hissedilebilir ve belirgin semptomlar gösterebilir.
- Büyük Varikosel: 3 mm’den büyük damarlar, büyük varikosel olarak tanımlanır. Bu boyuttaki varikoseller genellikle fiziksel muayenede kolayca hissedilir ve gözle görülebilir. Ağrı, testiste ağırlık hissi ve testislerde ısı artışı gibi belirgin semptomlara neden olabilir.
Varikoselleri sınıflandırmak için tek bir yöntem yoktur, ancak en yaygın kullanılan iki sınıflandırma sistemi vardır. Bu sistemler, varikoselin şiddetini belirlemek için kullanılır.
1970 Dubin ve Amelar Sınıflandırması
Bu sistem varikoseli üç dereceye ayırır:
- Derece 1 Varikosel: Bu durumda varikosel, kişi ayakta durduğu ve nefesini tutarak karın kaslarını sıkıştırdığı zaman (Valsalva manevrası) elle hissedilebilir.
- Derece 2 Varikosel: Bu durumda varikosel, kişi ayakta dururken rahat bir şekilde elle hissedilebilir, yani Valsalva manevrası yapılmasına gerek kalmaz.
- Derece 3 Varikosel: Bu en ciddi durumdur; varikosel sadece elle hissedilmekle kalmaz, ayrıca torbanın derisi üzerinden gözle görülebilir.
1993 Sarteschi Sınıflandırması
Bu sistem varikoseli beş dereceye ayırır:
- Derece I: Valsalva manevrası yaparken, yani nefesinizi tutup karın kaslarınızı sıkıştırdığınızda, kan sadece kasık seviyesinde geri akar. Testis torbasında şekil değişikliği veya testislerin küçülmesi (atrofi) yoktur.
- Derece II: Valsalva manevrası sırasında kan, testis torbasının üst kısmındaki damarlarda geri akar. Yine, testis torbasında veya testislerde küçülme yoktur.
- Derece III: Valsalva manevrası sırasında, testis torbasının alt kısmındaki damarlarda kan geri akar ve testis torbasında veya testislerde şekil değişikliği veya küçülme görülmez.
- Derece IV: Valsalva manevrası yapmadan da testis torbasında kan geri akışı olur ve bu durum manevra yapıldığında artar. Testis torbasında şekil değişiklikleri ve testislerin küçülme riski vardır.
- Derece V: Testis torbasında sürekli kan geri akışı vardır ve bu durum Valsalva manevrasıyla daha da belirginleşebilir. Ayrıca testislerin küçülmesi de bu derecede her zaman görülür.
Her iki sistem de varikoselin derecesini anlamak ve uygun tedavi yöntemini belirlemek için doktorlar tarafından kullanılır.
Varikoselin tedavisi, genellikle semptomların şiddetine ve çocuk sahibi olma isteğine bağlıdır. Küçük ve semptomsuz varikoseller genellikle tedavi gerektirmezken, belirgin semptomları olan veya kısırlık sorunlarına neden olan büyük varikoseller için cerrahi veya embolizasyon gibi tedavi seçenekleri mevcuttur. Varikosel embolizasyonu, cerrahiye kıyasla daha az invaziv, daha hızlı iyileşme süreci sunan ve yan etki riski daha düşük olan etkili bir tedavi yöntemidir.


